Kazdağları

Çarşamba, 03 Haziran 2015 00:00
Kategori Bölgemiz
Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Batıda Dededağı , ortada esas Kazdağı, doğuda Eybek dağı, kuzeydoğuda Gürgen, Kocakatran ve Susuz (Sakar) dağlarından oluşan ve Biga yarımadasının en yüksek kütlesi (Karataş T. 1774 m.) olan Kazdağı’nın güney yüzü, Zeytinli Çayı’ndan Altınoluk yerleşiminin batısına kadar olan (Damla T.) bölümü ile bu bölümün zirveye kadar devam eden yüksekliklerinin kapsadığı 21450 Ha.’lık alan 1993 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Milli Park ilan edilmiştir.

Böylelikle Kazdağı’nın doğal bir hazine niteliğindeki jeomorfolojik özelliklerinin korunması, flora (bitki) ve fauna (hayvan) varlığının devamının sağlanması, araştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedeflenmiştir. Doğudan batıya uzanan Kazdağı kütlesini, kuzey-güney istikametinde yaran derin vadi ve kanyonlar ve bu yapının ortaya çıkardığı farklı iklimsel koşullar, bitki ve hayvan varlığının zenginleşmesi açısından uygun yetişme ortamı imkanları sağlamıştır. Özellikle bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik Milli Park’ın ana kaynak değerini oluşturmuştur.

Kazdağı kütlesinin güney yüzünde hakim olan bitki topluluğu, alt seviyelerde (700-800 m’lere kadar) kızılçamlarla (Pinus brutia), üst seviyelerde ise (1400 m’lere kadar) karaçamlarla (Pinus nigra var. pallasiana) temsil edilen kurak iklim tipine ait ormanlardır. Güney yüzde özellikle etekler, kızılçam ve bu türün tahrip alanlarını kaplayan maki topluluğu ile tipik Akdeniz manzarası taşır. Buna karşılık zirve bölgesi ve civarlarında nemli iklim tipine ait ormanlar yayılış gösterir. Bu ormanların hakim ağaç türleri yükseklerde göknar (Abies equi-trojani), daha alt seviyelerde ise, Karadeniz ikliminin karakteristik ağacı olan kayın (Fagus orientalis), sapsız meşe (Quercus petreae) ve macar meşesi (Quercus frainetto) dir.

Bugün batıda Ortaburun mevkiinden, doğuda Şap Dağı’na kadar sadece zirveleri örterek kesintili bir dağılış gösteren göknar topluluklarının eskiden bu alandan çok daha geniş ve devamlı bir yayılışa sahip olduğu kuşkusuzdur. Bugünkü durum, göknar ormanlarının geniş ölçüde tahrip görmesinin sonucudur.

Bugüne kadar Kazdağı’nda 800 bitki taksonu tespit edilmiştir. Ancak bu sayının 1000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ama bundan daha önemlisi başta kazdağı göknarı olmak üzere 32 adet bitki türü endemik (yalnızca Kazdağı’nda yetişen) tir. Bunun yanında Türkiye’nin endemik türü olan ve Kazdağı’nda yetişen 40 adet, endemik olmayan ancak Türkiye’de sadece Kazdağı’nda yetişen 15 adet tür bilinmektedir.

Milli Park ilanı ve avlanmanın yasaklanmasıyla birlikte, yaban hayvanı populasyonlarında da gözle görülür artışlar olmuştur. 2003 yılında yapılan envanter çalışması verilerine göre alanın yüksek rakımlı kuzey bölgelerinde ve yerleşim yerlerine (köy, kasaba gibi)yakın alt bölgelerinde hayvan varlığı doğal olarak az miktarda, orta bantlarda ise bu bölgelere oranla daha fazladır. Belirlenen en önemli hayvan türleri; ayı, domuz, kurt, karaca, tilki, porsuk, sansar vb. dir. Bölgede yapılan araştırmada 10-15 yıl öncesine kadar sırtlan ve vaşak gibi hayvanlar görülmesine rağmen, bugün bu türlerin tükendiği anlaşılmıştır. Ayı, kurt ve karaca gibi türlerin de risk altında olduğu bilinmektedir.
Milli Park içinde geçmişten günümüze rekreasyon amaçlı iki adet günübirlik kullanım alanı mevcuttur.

Güre beldesi sınırları içinde kalan Pınarbaşı 1980 yılında kurulmuş ve yalnızca 1 Ha. büyüklüğünde olmasına karşın en yoğun kullanılan mesire alanlarındandır. En önemli özelliği ise Kazdağı kar sularının bir kısmının kaynak halinde buradan çıkıp dere oluşturmasıdır. Akarsuyun ısısı 9-10 derecedir. Yılın 2.5 aylık yaz sezonunda yaklaşık 60-80 bin ziyaretçi tarafından günübirlik kullanılmaktadır.

Zeytinli beldesine 4.5 km. mesafedeki Sutüven (Hasanboğuldu) 1992 yılında kurulmuş ve 3 Ha. büyüklüğündedir. Kazdağı’nın eteğinde, içinden Kızılkeçili çayı’nın geçtiği Hasanboğuldu göleti ve suyun 17 metreden düştüğü Sutüven şelalesi nedeniyle son yıllarda giderek daha fazla rağbet gören alanın, bugünkü ziyaretçi sayısı yaz sezonunda 100 bine yaklaşmaktadır. Manzara güzelliği ve Hasanboğuldu öyküsünün yaygınlaşmasıyla her geçen gün daha fazla ilgi görmektedir.

Kazdağı Milli Parkı ülkemizin önde gelen turizm bölgelerinden sayılan güzel Edremit körfezinde yer almaktadır. Milli Park’ın güneyinde yer alan Güre kaplıcaları Türkiye’nin önemli termal merkezlerindendir. Milli Park’ın çevresinde Thebe, Killa, Khrysa, Anderia, Antandros, Pedosos ve Astrya yerleşim bölgeleri bilinmektedir. Yakın çevrede 3 önemli antik kent bulunmaktadır. Bunlar; Troya savaşlarından önce kurulmuş Edremit’e 6 km. uzaklıkta Adramyttion, dağın güneyinde ve Edremit körfezinin kuzeyinde Kaletaşı Tepesi’nin üstünde kurulu Antandros, Çanakkale il sınırları içinde yer alan Assos (Behramkale) kentleridir. Kazdağı’nın yabancılar tarafından en ilginç yanı ise mitolojideki İda Dağı efsaneleridir.
Bütün bu özellikleri nedeniyle ve son yıllarda önemi giderek artan ekoturizm anlayışı, Kazdağı Milli Parkı’ndan bu çerçevede yararlanmak isteyenler için, etkinliklerin belli esaslara göre yapılması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.

Kazdağı Milli Parkı ekoturizm etkinliklerinin belli esaslar çerçevesinde yapılabilmesi için 2002,2004 ve 2007 yıllarında yöre insanları arasından belirlenen adaylara, Kazdağı Milli Parkı’nın kaynak değerleri ve etkinlik esasları çerçevesinde 1 hafta eğitim verilmiş, yapılan sınavların sonucunda 86 kişi ekoturizm alan kılavuzluğu sertifikası almaya hak kazanmıştır.

Kazdağı Milli Parkı’nın planda belirtilen güzergah ve alanlarına gidebilmek için “Etkinlik İzni Başvuru Formu”nu doldurarak izin almak, her yıl Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nce belirlenen ücretleri yatırmak ve kılavuz almak zorunludur. Bu işlemler Mehmetalan Köyü-Yalama Mevkii ve Avcılar Köyü-Kışladağ Mevkiileri’nde bulunan “Giriş Kontrol Noktaları”nda da yerine getirilebilmektedir.

Kaynak: Edremit Kaymakamlığı